Skip to main content
Saç Simülasyonu ve Güzellik Merkezi
Tel: +90 553 186 49 12

Yazar: Gülten Kartal

Kirpik Nasıl Boyanır

Kirpik boyama işleminde öncelikle kişinin ten yapısı incelenir. Kirpiğin renginden çok çok farklı bir renge gitmemesi her zaman fayda vardır. Çok çarpıcı görüntülere ulaşmak isteyen hanımlar böyle bir şeyi tercih edebilirler tabi ki. Önce bu analiz yapılır. Kişinin ten rengine uyacak en iyi ton yakalanır. Bundan sonra kirpik yağsız bir makyaj temizleyicisi ile derinlemesine temizlenir. Hem cilt hem de kirpiğin tertemiz olması gereklidir. Daha sonra göz kapaklarının alt ve üst kapaklarını yağ bazlı su geçirmez bir krem sürülür. Herhangi bir yağlı doygun kremde olabilir.

Herhangi bir şekilde kirpikten boyanın tene sıçraması durumunda göz kapağında kalıcı bir iz bırakmaması için. Daha sonra da boyamız hazırlanır. Boya bir oksidan ile birlikte inceltilir. İncelettirdikten sonra uygun bir fırça yardımıyla kirpiğe tok bir şekilde uygulanır.

Yaklaşık 15 veya 20 dakika kişinin kirpik yapısına ve sağlıklı bir kirpik yapısına sahip olup olmamasına bağlı olarak ıslak bir pamuk yardımıyla temizlenir.

French Manikür Nedir

French manikür yapmadan önce nemlendirilmiş elde alkol yardımı ile tırnakların üzeri temizlenir. French manikürün küt tırnak yapısıyla uygulanması daha basittir.

french-manikurKüt olarak törpülenmiş tırnağa öncelikle koruyucu oje sürülür. Koruyucu sürüldükten sonra koyu renk mat beyaz oje ya da mat uçuk pembe bir renk tek fırça darbesiyle tırnağın ucuna sürülür. Taşan oje kenarlarından hemen temizlenmelidir. Çünkü kuruduktan sonra aseton kullanmak gerekir ve bu french yapılan tırnak ucunun da bozulmasına neden olabilir. Tırnak uçları bittikten sonra tırnak rengine yakın daha uçuk beyaz veya pembe bir oje tırnağın üzerine sürülür.

Sonrasında tırnakların kuruması için beklemeye bırakılır. Manikürün elde kalıcı olması ve uzun süre dayanması için dikkat edilmesi gereken unsurlar vardır. Darbelerden sakınmak, deterjan kullanırken eldiven kullanmak çok önemlidir. Ayrıca soğuk havalarda eller kolaylıkla çatlayacağı için mutlaka nemlendirici kullanılmalıdır. Çünkü kuruyan eller sonucunda tırnak kenarları da kurur ve tırnaktaki ojeler kırılıp dağılabilir.

Kirpik Perması Nedir

Kirpik perması kirpiklerin kalıcı olarak kıvrılma işlemidir. Genellikle kadınların tereddütle başlayıp ondan sonra da bırakamadığı bir işlemdir. Herkese uygulanabilir.

Ama önemli olan göz kapağında ve cildinde alerjik reaksiyon devam etmemesidir. Herhangi bir şekilde öncelikle zaten cildine bir test yapılır. Herhangi bir hassasiyet önem gösterilir. Bir de bunun dışında hamilelere uygulamayı tercih etmiyoruz. Her ne kadar medikal ve kimyasal da olsa kimyasal olması sebebiyle hamileler dışında tüm hanımlara uygulayabiliyoruz.

Kirpik permasında kalıcı olarak bigudilerle sarılıp yaklaşık 1 buçuk 2 ay kalıcı bir kıvrılık sağlanır. Birinci işlemden sonra yapılan tekrarlanan ikinci ve üçüncü kirpik permaları ilkine göre daha da kalıcı olur.

İğneli Epilasyon Nedir

İğneli epilasyon yöntemi kılları ortadan kaldırma ve yok etme işlemidir. Epilasyon türlerin de en iyi sonuç veren yöntemdir. Sonucu en iyi alınan evre şüphesiz “anajen” evresi olup anajen cımbızla tutulabilecek kıl evresidir.

Bu evre içerisinde yapılan iğneli epilasyon en iyi sonuçları vermektedir.

Kuru bir cildiniz var ise iğneli epilasyon yaptırmadan önce uygulanacak olan bölgeye peeling yapmanız gerekmektedir. Bu sayede uygulama esnasında acı çekmezsiniz. İğneli epilasyon yönteminde tek sefer kullanımlık iğnelerin tercih edilmesini öneriyoruz. Bazı kişilerin ciltlerindeki metal alerjisi yüzünden iğnelerde altın ve gümüş tercih edilmektedir. İğnelerin sadece kişiye özel olmasına çok dikkat edilmesi ve önem verilmesi gerekmektedir. Bu detay çok önemlidir. Çünkü iğneyi kullanan başka bir kişinin sizin cildinizde lekeler ve ciltte farklı semptomlar oluşturarak hastalıklar ortaya çıkabilir. Her cildin farklı semptomlara biyolojik tepkisi vardır.

İğneli Epilasyon Kimlere Yaptırılmaz?

İğneli epilasyon, hamilelere, epilepsi hastalarına, kalp pili taşıyanlara, açık yarası bulunan kişilere, ameliyat geçirmiş kişilere ameliyattan sonraki ilk 3 ayda yapılmamalıdır. Ayrıca adet döneminde, adet döneminden önceki 2-3 gün içersinde yapılmamalıdır. Çünkü bu süre zarfında can fazla duyarlıdır ve acır. Göğüş çevresine, kaşa, göbeğe iğneli epilasyon uygulanmamalıdır. Bunlar vücudumuzun en hassas yerleridir. Uygulandıkları halde kalıcı kızarıklık, lekelenmelere yol açabilir. İğneli epilasyonda sinek ısırığı gibi bir acı hissedilir. Kıl köküne inilir, ve akım verilerek kıl kökü yok edilir. Uygulandığı bölgede bir daha kıl çıkmaz.

Bu maddeleri göz önünde tutarak iğneli epilasyon yaptırmalısınız. Günümüzde lazer epilasyon daha talep görüyor gibi gözükse de epilasyonda aşırı tüylenmeden kurtulmanın en etkili yolu iğneli epilasyondur.

Kavitasyon ile Zayıflama

Kavitasyon ultrasonun cildin yüzey tarafına uygulanması ile yağ dokusundaki ani ve yüksek basınç değişikliklerinin hücre sıvısında oluşmasına dayanan yöntemdir.

Cerrahi olmayan bir yöntem olup bölgesel yağlanmalarda ve selülitle ses yardımıyla tedavi eden bir yöntemdir. Kavitasyon da ki etki ilk etapta köpüklenme sonraki etapta genişleme ve patlama yaratır. Kavitasyon da ki etkiler yağı sıvılaştırarak hücrelerdeki duvarları tahrip ederek yağların yapısını bozar. Bu doku içerisinde yağ hücreleri ve açığa çıkan yağ asitleri parçalanarak, lenf yolları sayesinde buralardan uzaklaştırılmaya çalışılır. Kavitasyon Uygulamasında İlk seansta yağlı alanın kalınlığına göre değişen 2-10 cm arasında bir incelme görülebilir. Kavitasyonda sonraki seanslar haftada 2 seans, daha sonra haftada 1 seans olarak devam edebilir. Kişinin durumuna göre seans sayısı belirlenir. Tedaviyi desteklemek için, yağsız diyet, bol su içilmesi önerilir.

Ultra kavitasyon liposuctiondan hangi özellikleri ve avantajları nelerdir?

Liposuction veya abdominoplasti yani karın germe denilen yöntemleri gerektiren durumlar dışında, ameliyatsız çözüm isteyen kişiler için teknolojiyle birlikte tıbbın varabileceği gerçek sonuçlar vaat eden, bilimsel bir alternatiftir.

Ultra kavitasyon avantajları: Güvenlidir, ağrısızdır, cerrahi müdahale gerektirmez, selülit ve yağ parçalamada son derece etkilidir.

Erkeklere de bu uygulamalar; Tabi ki erkeklere de bu uygulamaları rahatça yapılabilir. Bu sistemde erkek, kadın ayrımı yoktur.

Sonuç alabilmek için ne kadar süre geçmeli ve bu arada neler; Özel bir diyet, spor takviyesi gerekmemekle beraber nasıl olsa böyle bir uygulama yaptırdım diye fazla yemek kaybedilen yağların yeniden oluşmasına neden olur. Yine de serbestleşen yağ asitlerini harcamak ve yenilerini depolamamak için ultra kavitasyon ile hipoosmolar lipotomi ertesi, yaşa ve bedene uygun bir beslenme ve hareket etmenin haricinde özel bir çaba gerekmez.

İlk seanstan itibaren yağlı bölgede elle tutulur bir yumuşama ardından da sertleşip küçülme hissedilir. Gözle görülür sonuçlar ise 15. günden itibaren görülebilir.

Kaç seans uygulama gerekir; Uygulama yapılacak bölgenin büyüklüğü ve yoğunluğuna göre değişebilmekle birlikte 10-15 gün aralıklarla 4-8 seans arasında uygulanır. Birlikte yapılması gereken yardımcı uygulamalara göre bu süreler değişkenlik gösterebilir.

Kimlere yapılmaz; Yüksek tansiyon ve koroner kalp hastalığı, diyabet, kan koagülasyon disfonksiyon rahatsızlıklar.
Amaçlanan uygulama bölgesinde yara veya dermatit bulunması halinde. Amaçlanan uygulama bölgesinde metal protez bulunması halinde hamilelerde. Akut veya kronik hastalıklar veya ciddi patolojik değişiklikler yaşamış kişilerde kullanılmaz.

Düşük frekanslı ultrason dalgaları.Cihaz uygulaması bölgesel yağ birikimlerini azaltmak ve vücudu yeniden şekillendirmeyi içermektedir. Oluşturduğu ultrason dalgaları yağ hücre zarlarını parçalamakta ve açığa çıkan yağ da vücuttan atılmak üzere kan ve lenf yoluyla bölgeden uzaklaştırılmaktadır.

Gözle görülebilen iyi sonuçlar elde etmek için 6-10 seans uygulama yapılmaktadır.her seans 40 dk sürmektedir.Seanslar haftada 1 uygulanmaktadır.

Makyajın Püf Noktaları

Güzelliğiniz ile nefes kesmek mi istiyorsunuz? Şimdi sizlere söyleyeceğim püf noktalara dikkat ediniz.

Yüzünüze krem şeklindeki fondötenden birazcık sürüp sonra parmak uçlarınız ile yavaş yavaş yüzünüze kremi yedirin. Kesinlikle fondötenin üstüne pudra sürmeyin.

Parmaklarınızla kaş altınızdan kirpiğe kadar uzanan kemiğe açık renk ve ışıltılı bir göz farını yayarak sürün. Aynı şekilde yüzünüze sürdüğünüz pudradan bu böyleye de uygulayınız. Varsa ince bir fırçayla gözkapaklarınıza açık bej tonlarında far sürün.

Dudaklarınızın etrafına doğal renkte bir dudak kalemi sü­rün. Dudaklarınızın renginden yalnızca bir ton koyu olması gerekiyor. Dudak içini de parlatıcı ya da açık renkte parlak bir rujla boyaym.
Bir kaş kalemiyle hafifçe kaşlarınıza renk verin. Sonra bir kaş fırçasıyla tarayın.
Elmacık kemiklerinize gül rengi tonlarında allık sürün. Allı­ğınızın son derece ince olmasına özen gösterin.
Kirpiklerinizi kıvırın ve yalnızca üst kirpiklerinize rimel sü­rün. Kirpikleri belirginleştirmek için ince bir fırçayla siyah göz farını üst gözkapağınızın uç kısmına sürün.

Her Yönüyle Saç Boyama

Bir sürü boya çeşidi var ama bunlardan kimyasal olanları mı yoksa doğal olanları mı tercih edeceksiniz? Hangisini seçmelisiniz?

Güzelim saçlarınızı değitirmek, sevmediğiniz beyazlardan gizlemek veya ufak bir ışıltı yaratmak için ne kadar çaba sarf ettiğinizi biliyorum. Size en uygun saç boyası nasıl seçilir? Nelere dikkat edilmesi gerekir? Öncelikle baz alınacak metot hangisidir? Saç sağlığına zarar vermeyen kullanım biçimleri nelerdir? Hadi saçlarınıza hayat katalım!

Meşhur analarımızdan, anne annelerimizden kalan ve bugüne gelen Kınadan bahsedelim. Kına halkımızda çok popüler olup avantajı çivit, papatya gibi doğal saç boyalarının saç sağlığına verebileceği tehlikelerin hiçbirini bünyesinde bulundurmamaktadır. Kına en fazla tanınan saç boyası olarak bilinir.

Kına saç boyası ve dövme yapımında da kullanılmaktadır. Kına genellikle Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Hindistan’da yetiştirilen bitkilerden elde edilmektedir. Elde edilen bitkilerden çıkan renkler sarıdan kırmızıya kadar değişirken esmer veya turuncu tonlardan geçmektedir. Bunlar da genellikle maun veya kumral yansımalar elde edilmesine neden olabilmektedir.

Bir çok doğal boya çeşidi kına hammaddesi kullanılarak yapılmaktadır. Fakat bu bitki fazla renk sunmadığı için bazı üretici kaynakları kına ile çivit gibi karışımlarla farklı renk yelpazesi üretmektedirler.

Doğal boyalar saç telinin içine nüfuz etmediği için beyaz saçı tam olarak kapatmaz. Fakat doğal boyalar saçlara ışıltı ve dolgunluk kazandırmaktadır. Bu yüzden doğal boyalarla saça bakım yaptırmak son derecede avantajlıdır. Saçınızı boyamak yerine sadece güçlendirmek ve kuvvetlendirmek istiyorsanız nötr kına uygulamanız da yarar var. Boya maddelerinden arınmış kına saçınızı boyamayacaktır.

Sentez ile edilmiş doğal boyalar daha ufak moleküllere sahiptir. Bu özellik saçların tümüne en ince ayrıntısına kadar nüfuz etme özelliği sağlar. Bu yüzden saç rengin bütünüyle genelleşmektedir.

Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur. Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar; çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar. Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan saç renginin sabit tutulabil­mesi açısından yararlıdır.

Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiy­le uygulanmalıdırlar. Bu süre geneilikle bir saat olmasına rağmen, her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı ola­rak dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin açık renk saçta “havuç turuncusu” gibi bir sonuç istenmiyorsa, uygulama süresi kı­sa tutulmalıdır.

Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygu­landığında, kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygula­ma süresine ihtiyaç vardır. Kimyasal bazlı boyanın kuvvetle­nen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun süre tu­tar. Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle müm­kün olur.

Saç Bakımı ve Dökülmesi

Güçlü ve sağlıklı saçlar için tükettiğiniz besinlerin çok önemli olduğunu vurgulamak isterim. Saçlarınızın dışardaki kısımlarının önemi ne kadar çok ise, derinizin altında kalan saç dipleri de o kadar dayanıksızdır.

Günlük saçlarınızın dökülmesi kadar doğal bir şey yoktur. Tazelenen saç dipleri ile ölü saçlar dökülerek yenilenmektedir. Yalnız burada saçlarınız normalinden yani gerekenden fazla dökülmeye başlıyorsa sağlıksızdır. Bu durumda saçlarınızda deri hastalığı oluşmuş olabilir. En kısa zamanda bu tür vakalar ile karşılaştığınız da doktora gitmenizde fayda olacağını vurgulamak isterim.

Saçlarınız elinizden geldiğince yoğun güneşten, deniz, kireçli su ve rüzgardan korumanız gerekmektedir. Saçlarınızın bu tür doğal yollardan oluşabilecek etkenlerden korumanız için tamamen bitkisel olan şampuanlar, kremler ve sabunlar kullanmanız gerekmektedir. Saçlarınızı bol ılık su ile yıkarken mutlaka parmak uçlarınız ile saçlarınızın diplerine hafif bir şekilde masaj yapmalısınız. Çünkü bitkisel şampuan saçlarınızın diplerine nüfus etmesi kolaylaşacaktır. Saçınız fırçalanırken veya taranırken yumuşak bir şekilde taranmalıdır. Özellikle saçınızı yıkadıktan sonra saç dipleriniz yumuşayacağı için sert bir şekilde yapılacak bir uygulama saçlarınıza ve diplerine zarar verebilir. Saçınız eğer ince telli ise fırçalama yapmanıza gerek yoktur. Dişieri iri olan bir tarakla taramanız sağlıklı olacaktır.

Güzelim saçlarınızı kurutma makinesi ile kuruturken dikkat etmeniz gereken noktalar vardır. Bunlar saç kurutma makinesini saçınızdan uzak tutarak kurutma yapmanızdır. Saçlarınızı yakacak derecede kurutma makinesinin ayarlarını vermeyiniz. Saç kurutma makinelerinden son zamanların popüler olan ION teknolojili makineleri tavsiye ederim. ION teknolojisi saçlardaki elektriklenmeyi önlemektedir.

Kapalı spor salonlarındaki, Aqua yüzme havuzları sürekli dezenfekte edilmesi için klorlanmaktadır. İlaçlı olan su saçlara zarar verebilmektedir. Saçlarınıza bone takarak koruyabilirsiniz.

Saçlarınıza zarar verebilecek bir diğer etkenler ise Aşırı stres, yorgunluk, bitkinlik, depresyon, alkol, sigara, tütün ve dumanlı ortamlar saçlarınıza zarar vermektedir.

Saçlarınıza uygulayacağınız boyalar, permalar, kimyasal maddeler kullanıldığından saçlarınızın canlılığını kaybetmesine ve yıpranmasına sebep olabilmektedir. Bunun için saçlarınıza besleyici bitkilerle bakım uygulamanızda fayda olacağını vurgulamak isterim.

Cilt ve Yüz Bakımı

“Bedenimizde görülen bazı hastalıklar, ruh­larımızda saklanan hastalıkların küçük parça­larıdır”. Bir kadın için vucudunun en önemli yeri şüphesiz ciltleridir.

Yazları deniz, güneş ve kum.. Güneşli yaz günlerini geçirdiğimiz bu günlerimizde cildimizin çeşitli ihtiyaçları da buna paralel değişiyor. Yaz aylarında narin güzel ciltleriniz çevresel faktörlerden dolayı oldukça yıprandı ve zarar gördü.

Sonbahardan sonra oluşacak soğuklara karşı kendinizi hazır hissediyor musunuz? Peki narin cildiniz bunlara hazır mı?

Vucudunuza enerji veren, hayat vererek canlandıran güneş aynı anda vucudunuza zarar verebileceğini hiç bir zaman unutmayın. Aşırı güneş cildin kalınlaşmasına sebep olur ve nemini kaybetmesine olanak sağlar.

Yoğun bir şekilde vucut etkileri dolaylı yoldan azaltılsada sağlıklı ve pürüzsüz cilt için profesyonel özel bakımlar uygulamak gerekir. Bu anlamda web sitemizde “Cilt Bakımı” kategorisinden sizler için yazmış olduğumuz Cilt ve Yüz bakım önerilerini mutlaka okuyunuz.

Alexandrite Lazer Nedir? Ne İşe Yarar?

Alexandrite lazerler uzunca süredir epilasyon maksadıyla kullanılan lazerler teknolojisidir. Bu lazerler yalnızca aleni cilt rengine sahip kimselerde kullanılabilirler. Koyu cilt renklerinde tüketimi önerilmez. Alexandrite lazer teknolojisi tüketimi kolay lazerlerdir. Mühim avantajı uygulama alanındaki kılların anında yüzeyden temizlenmesi yardımıyla uygulama kapsamında uygulama sonrasında kıl kalmaz. Bir rakam tüy uzar buna benzer olabilir ve dökülür. Ağrısı asgari lazer epilasyon tipidir.

Alexandrite lazer teknolojisi bir takım bölgelerde tüketimi da önerilmez. Bunların en başında surat bölgesi gelir. Surat ve boyun kısmında alexandrite lazer epilasyon uygulama sonrasında ince tüylerde yükseliş bulunabilir . Bu mühim ve korkulan anında yan tesir gerçekleşirse statü lazer yapılmadan eskisinden daha berbat olabilir . Bu anında yan tesir kimde ve ne ile meydana gelir bilinmemektedir. Bu sebeple surat , boyun ve sırt kısmında alexandrite lazer epilasyonu önermiyoruz.

Alexandrite lazer ciltte derinlikten birçok melanin ismindeki boya maddesi üzerinden etkidiğinden sırt ve kol bölgesi tüylerinde başarısı yetersizdir . Kimi de burada da tüy artışı yapabilir.
Alexandrite lazerler koyu tenlilerde ve bronz kişilerde de kesinlikle kullanılmaz.

İletişim

Bizimle İletişime Geçin

WhatsApp ile Yazın +90 553 186 49 12 İletişim Formu